Doğal Zenginlikler ile Türkiye

Alanya Kültürü

Türkiye 814,578 km2’ye (314,510 kare mil) yayılan ve İstanbul ile Çanakkale Boğazları aracılığıyla Marmara Denizi üzerinden Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan devasa bir yarımadadır. Marmara Denizi’nin kuzeyinde kalan üçgen biçimindeki Trakya Bölgesi Türkiye’nin Avrupa topraklarında bulunan bölümünü oluşturur. Anadolu ise 1500 km uzunlukta ve 550 km genişliğinde bir dikdörtgen biçimindedir. Türkiye yarımadası, kuzeyde, batıda ve güneyde yer yer sıra dağlarla çevrelenmiş olmakla birlikte doğuda ortalama yüksekliği 1050 metreye ulaşan yalçın bir dağlık bölgeye de sahiptir. Batıdaki dağlar ise denize uzanır. Kuzey Anadolu’da bulunan dağlık yöreler ve güneydeki Toros Dağları yay biçiminde doğuya uzayarak yoğunluk kazanırlar. Türkiye’nin en yüksek dağı kuzey doğuda yer alan 5165 metre (16,946 fit) yüksekliğindeki Ağrı Dağı’dır (Ararat). Bu dağın aynı zamanda Nuh’un gemisinin karaya oturduğu yer olduğuna da inanılmaktadır. Türkiye hidroelektirik güç üretimi ve sulama için önemli bir kaynak teşkil eden sayısız akarsuya sahiptir. Ülkenin en uzun nehirleri olan Sakarya, Kızılırmak ve Yeşilırmak Orta Anadolu’dan kaynak alarak Karadenize dökülürler. Ünlü Dicle (Tigris) ve Fırat (Euphrates) nehirleri ise Doğu Anadolu’nun güneyinden başlayarak Suriye ve İran’a uzanırlar. Türkiye’de 300 doğal ve 130 yapay göl bulunmaktadır. Sahip olduğu göl sayısı bakımından en zengin bölge Doğu Anadolu’dur. Bu bölgedeki göller arasında (3,713) km2 yüzeyiyle en büyük göl olan Van Gölü ile Erçek, Çıldır ve Hazar Gölleri bulunur. Ayrıca, Batı Toros Dağları bölgesinde de Beyşehir, Eğridir, Burdur ve Acıgöller gibi pek çok göl bulunmaktadır. Marmara Bölgesinde ise Sapanca, İznik, Ulubat, Manyas, Terkos, Küçükçekmece ve Büyükçekmece gölleri yer alır. Büyüklük bakımından ikinci sırada bulunan Tuzgölü, Akşehir ve Eber gölleri ise Orta Anadolu bölgesinde yer alırlar. Ayrıca, geçtiğimiz otuz yıl içerisinde gerçekleşen baraj yapımlarıyla, Atatürk, Keban ve Karakaya gibi büyük baraj gölleri oluşmuştur. Türkiye, birbirinden farklı coğrafi özelliklerinden dolayı bir mozaiği andırır: Bu coğrafyada birbirine paralel dağlar, sönük volkanlar, vadiler ve ovalarla bölünen platolar yer alır. Üç yanı sıcak denizlerle çevrili ülkede ılıman bir iklim hâkimdir. Bununla birlikte, bölgeden bölgeye iklimsel değişimler göze çarpmaktadır: Karadeniz Bölgesi’nde ılıman, güney ve Ege sahillerinde ise Akdeniz iklimine rastlanır; Anadolu platosunda karasal ve kurak iklim belirginken, doğuda sert dağ iklimi hükum sürer. Bu iklimsel çeşitlilikler hayvan türleri ve bitki örtüsü yönünden Türkiye’nin, Avrupa ve Orta Doğu’nun en zengin ülkelerinden biri olmasına olanak tanır. Türkiye yedi coğrafi bölgeye ayrılır; bunlar büyüklüklerine göre: Doğu Anadolu (%21), İç Anadolu (%20), Karadeniz (%18), Akdeniz (%15), Ege (%10), Marmara (%8.5) ve Güneydoğu Anadolu’dur (%7.5) Türkiye’de, %20’si sadece bu topraklarda yetişen 10.000 bitki türü mevcuttur. Karadeniz Bölgesi’ndeki kuvvetli yağışlar, gür ormanların gelişmesine yardımcı olur. Çanakkale Boğazı ise Karadeniz ve Ege Bölgesi arasında bir geçit oluşturarak hem ılıman iklim hem de Akdeniz ikliminde yetişen bir bitki ötüsü çeşitliliğine ev sahipliği yapar. Trakya’da da Balkanlardan gelen kıta iklimi etkisine maruz kalan gür ormanlar mevcuttur. Ege ve Akdeniz kıyıları ise, Çanakkale Boğazı’ndan İskenderun Körfezine kadar uzanan tipik bir Akdeniz bitki örtüsüne sahiptir; bu bitki örtüsü ovalardan 1000 m yüksekliğindeki dağların batı yamaçlarına kadar uzanır. Güney sahillerinde yazların çok sıcak ve kuru geçmesi nedeniyle bu bölgedeki bitki örtüsü muz ve palmiye ağaçlarıyla astropikal bir yapıya sahiptir. Toros dağlarında daha çok çam ve sedir ormanlarına, yüksek rakımlı alanlarda ise ardıç ağaçlarına rastlanır. İç ve Doğu Anadolu Bölgeleri, çevrelerini saran dağlar nedeniyle deniz ikliminin etkisinden uzaktır. Bu bölgelerde sağnak yağış nadir görülür; yazlar sıcak ve kuru, kışlar çetin geçer. Bazı bölgelerde step türü bitki örtüsü yaygındır; ama aynı zamanda meşe ve kayın ormanları da görülür. Tuz Gölü çevresi ise neredeyse tamamen verimsizdir. Türkiye’nin güney doğusundaki sağnak yağışlar huş, ceviz ve meşe ağaçlarının yetişmesine olanak tanısa da, Doğu Anadolu’da iklim İç Anadolu’da olduğundan daha serttir.